TAŞINDIM!


eski yazı ve yorumlar burada da duruyor halen, yazıları yeni bağlantıya da taşıdım. yani bu sezon bitti. yeni sezon burada:


KELEBEKVARYETE.COM






Pazartesi, Mayıs 17, 2010

çocuk olalım.

portfolio nedir? reklam ve yaratıcılık okulu. şimdi böyle söyleyince kafanızda "peh" gibi bir tepki oluşuyor tahmin ediyorum. hayır hatta tahmin etmekle kalmıyorum, o bakışı defalarca bizzat gördüm. para tuzağı işler, denir. ben de geçtiğimiz ay boyunca eğitimde başıma gelenleri anlattıkça, bana “pınar canım, bir tür stockholm sendromu yaşıyor olmadığından emin misin?” diye soranlar bile oldu. çünkü çoğu zaman, katlanılacak iş değil.di. onlara göre.

ben bana göre olan kısmını biraz anlatayım.

başvuru sonrası her şeyin en başında bir mülakat süreci yaşarsınız. ferhat gelir. sizinle oynar, döver, sever, söver. bakın eğer sizde (hamurunuzda) bi’ numara yoksa, bu aşamada kaybediyorsunuz ne yazık ki, onu söyleyeyim. ama bunu karşı tarafın bir ukalalığı olarak algılamayın. onlar iyi çocuklar. ama ancak sizde var olanı ortaya çıkartıp geliştirebilirler ve sizin talep ettiklerinizi öğretebilirler. neyse, nihayetinde mülakat sonrası hayatta kalanlar arasından bir ekip oluşur. 

işte o ekip olarak, eğitim süresince türlü "brief"lere maruz kalırsınız. maruz kalmak dedim ama bu iyi anlamda, çünkü zaten istediğiniz de bu değil miydi? değilse zaten, aslında “ya dur ben şu reklam işine gireyim, ortamlara akarım oh mis” filan diyorsanız, öperler sizi orada bildiğin. hoş değil. ciddiye alın. kaçmayın bu yüzden, zor gelse de üzerine gidin. biliyorum iyice kişisel gelişim kitabı moduna girdim ama durum bu. mesela kabaca reklamcılık lafı geçmiştir eğitimlerde arada. haklılar. mülakatta bile bunun sinyallerini bir gerizekalı değilseniz alıyorsunuz zaten. devamını eğer gideceğiniz varsa kendiniz görürsünüz  neyse, spoiler vermeyeyim şimdi. ama portfolio’nun tersi pistir onu diyeyim. ama “kirlenmek güzeldir” filan gibi düşünün bunu.



peki ben şimdi bütün bunları niye anlattım! 5 haziran: yeni dönem. başlıyor, çünkü. bilin istedim. fikir üretmeye, düşünmeye, reklama ve türevlerine niyetiniz varsa gardınızı alın, gidin, görün, gösterin. ferhat tümer'i dinleyin. eğitmenleri dinleyin. haluk mesci'yi dinleyin. alemşah öztürk'ü dinleyin. haluk sicimoğlu'nu dinleyin. ve bir sürü başka kişiyi. ama ekibinizdeki arkadaşlarınızı da dinleyin, sorun, konuşun. akıllı olun. “ee sana noldu?” derseniz, tamamlamam gereken birkaç brief daha var şu ara. ama bitecek, dayağı yerim zaten aksi durumda. literally!

ben işte, konuyla ilgili aklınıza takılan bir şey olursa buralardayım. ancak hayat toz pembe değil tabii ki, benim aklıma takılan şeyler de en kısa zamanda çözülür diye umalım.
 
 
Copyright © kelebek varyete
Blogger Theme by BloggerThemes Design by Diovo.com